Geleneksel.org Geleneksel El Sanatları ve Sanatçıları

SÜSLEME VE SÜSLENME SANATI "OYACILIK"

OYALARIN DİLİ

Tekniğin ilerlemesi ve zevklerin değişmesine karşın bugün Anadolu’nun birçok köy, kasaba ve kentlerinde, insanların sustuğu zaman, renkler, motifle, çevreler ve oyalar konuşur.
Yakın zamana kadar Mudurnu ve Anadolu’nun bazı yörelerinde devam eden geleneklere göre, koca evine geldiği zaman gelin keyfince konuşmaz. Elbise kenarlarına, yazmalara, hotazlara dikilen oyalar birer name, mesajdır. Dili bağlı yeni gelinin başındaki oyalar sözsüz konuşmalardır. Örneğin yeşilin çeşitli nüansları ile işlenen oya, gelinin yeni evinden ve eşinden memnun, sarı ile işlenen oyalı yazma ise gelinin mutsuz ve bezgin olduğunu anlatır. Kayınvalideye örtülen "Çakır dikeni" isimli oya, gelinin kayınvalideye "Bana diken gibi batma" mesajını iletmektedir. Başına biber motifleri yapılmış bir yazma bağlayan gelin "Aramız biber gibi acı" demektedir.
Türk halkının üstün zekası, zevkini, incelik ve yaratıcılığını tamamıyla yansıtan el sanatlarından oyalar, "Oya gibi" sözüyle de güzellik sembolü olmuştur.
Oyacılık, süslemek ve süslenmek amacıyla yapılan ayrıca mesajlarla bir iletişim aracı olarak da kullanılan ve tekniği örgü olan bir el sanatıdır. Oya sözcüğünün başka dillerde karşılığının bulunmaması, bu sanatın Türklere ve özellikle Türk kadınına özgü bir sanat olduğunu göstermektedir.